|
|
AŞK İLANI
Delikanlı, sevdiği kıza en şiddetli kelimelerle aşkını ilan ediyordu:
-Senin için dağları devirir, aslanlarla boğuşur, fırtınalarla didişir, okyanusları aşarım.
Ve ardından teklifini yapıyordu:
-Yarın seninle mutlaka buluşalım.
Kız son derece memnun,
teklifi kabul ediyor ve soroyordu:
-Peki nerede buluşacağız?
Delikanlı heyecanla:
Eğer yarın yağmur yağmazsa,
seni yarın otobüs durağında bekleyeceğim!
|
|
|
YUMURTLAYAMAZMIŞ
Annesi yaramazlıkta biraz ileri giden küçük Hasan'ı korkutmak için öfkeyle bağırdı:
-Bana bak, son defa söylüyorum. yaramazlığa devam edersen, seni kümese kapatırım.
Küçük Hasan zekiydi:
-İstediğin kadar kapat anneciğim, dedi.
Ben yumurtlayamam ki!..
|
|
|
EŞEK KAÇ AYAKLIDIR?
İlkokulda matematik dersinde, öğrencilerden birine öğretmen:
Eşeğin kaç ayağı var? diye sorar.
Çocuk:
-Bazı eşeklerin dört, bazılarının da iki ayağı var, öğretmenim, cevabını verir.
-Öğretmen hayretle:
-İki ayaklı eşek nasıl olur? diye sorar.
Çocuk utanarak kendisini gösterir:
-Babam kızdığı zaman bana "seni eşek seni..."
diye bağırır da...
|
|
|
ALLLAH VERSİN!
Nasrettin Hoca evinin çatısını onarırken
bir adam kapıyı çalar.
Hoca yukarıdan,
__Ne istiyorsun, diye seslenir.
Adam yanıt verir:
__Hele bir aşşağı gel.
Hoca aşşağıya inince, adam,
__Allah rızası için bir sadaka, der.
Hoca bu durume çok sinirlenir. Ama belli etmez.
Adama,
__Yukarı gel, der.
Adam, Hoca ile çatıya kadar çıkar.
Tam çatıya vardıklarında
Hoca adama;
__Allah versin, der.
|
|
|
KAZA GİBİ
Birgün kadının biri doktora gitmiş ve
doktor ona:
-hamile olduğunu' söylemiş kadın sevinçle
evine gitmiş durumu kocasına anlatmış
kocası şaşırmış:
-nasıl olur ben çook dikkat etmiştim' der ve
soluğu doktorun yanında alır
doktora:
-ben çook dikkat etmiştim
ama bu nasıl olur?' der
doktor da:
-bakın beyefendi bu işler trafiğe benzer
siz çok dikkat edersiniz ama başkaları dikkat etmez.
|
|
|
İKİ DELİ
iki deli oturuyomuş
-biri ayaga kalkmış
-oturan deli;
n'oldu demiş
-seni aramaya
-tamam gecikme ben seni burda bekliyorum haaaa
|
|
|
NERESİNDEN
Kore'de Türk Tugayından iki Anadolu'lu asker biraz gezmek için firar ederler.
Şehirde bir aşağı bir yukarı dolaşırken inzibat subayı bunları yakalar ve sorar :
-Hani sizin izin kağıtlarınız?...
Erler subayı atlatırız umuduyla :
-Biz Amerikalıyız...diye cevap verirler.Subay durumu anlar, ama hiç bozuntuya vermez :
-Amerika'nın neresindensiniz? diye sorunca :
-İçindenuk kumandanım!...diye yanıt verirler.
|
|
|
KARNE
Baba, ortaokul üçüncü sınıfa giden oğlunun elinde karneyle salona girdiğini görür.
"Allah allah, dönem ne çabuk bitmiş..." diye düşünür ve oğluna seslenir:
-"Getir bakayım şu karneyi!"
-"Al baba..."
Adam karneye bir bakar ki, beden eğitimi ve resim dışındaki tüm dersler zayıf.
-"Bir dediğini iki etmiyoruz, bilgisayar dedin, bilgisayar aldık, ingilizce kursu dedin ingilizce kursuna gönderdik,
gitar kursu, müzik aletleri, ne istersen yapıyoruz. Kız arkadaş uğruna harcadığın çiçek parasının haddi hesabı yok.
Ne bu notların hali, rezil şey!"
-"Baba... O benim karnem değil ki, senin kitaplarını karıştırıyordum, birinin arasında karnelerinden birini bulmuştum..."
|
|
|
TEMEL İLE BABASI
TEMEL BİR GÜN OKULDAN GELİR.
BABASI SORAR;
OĞLUM BÜGÜN NE ÖĞRENDÜN?
-TEMEL;
BABACUĞUM BUGÜN HİÇ BİR ŞEY ÖĞRENMEDİM
YARIN YİNE GİDECEĞÜM.
|
|
|
ANNEM GEL DEDİ
İlkokul öğretmeni sınıfta Cennet'e gitmek isteyenlerin ellerini kaldırmalarını ister.
Yalnız Temel'cik elini kaldırmayınca merak eder ve sorar,
- Sen gitmek istemiyor musun?
- İster idum ama anacUğUm okuldan sonra hemen eve cel dedü...
|
|
|
|
|
|